Yürümek, su içmek, uyumak, sevmek, özlemek gibi insan doğasının bir parçası olan “hata yapmak” gayriihtiyari veya bilerek eyleme geçirilir. Hatanın fark edilmesi için bazen 1 dk yeterli iken bazen ise bir ömür beklemek gerekebilir. Tamam hatayı yaptınız ama bu durumu nasıl değerlendirirsiniz? Hata yapmak çok normal ve kabul edilebilir mi? Aynı hatayı sürdürmek ne kadar akıllıcadır ya da hatalardan ders çıkarmak için nasıl hareket edilmelidir?
Adem ve Havva’nın yasaklı bir elmayı yemesi ile başlayan bir yolculuğa sahip olan insanlık aslında kimsenin kusursuz ve mükemmel olamayacağını, yapılan yanlışların ise bedelinin ödenmesi gerektiğini açıkça anlatır. Tabi burada yapılan hatanın büyüklüğü de önem taşıyor. Önünüze bakmadan yürürken ayak parmağınızı sehpaya vurmak acılı ama kısa zamanlı bir hata olarak tanımlanabilir çünkü etkisi en fazla 5 dakika sürecektir. Asıl anlam buradan çıkarılan ders olacaktır. Bir daha aynı noktadan geçerken daha dikkatli olmanız ya da sehpanın yerini değiştirmek muhtemelen tekrar yaşanmaması için yeterli olacaktır. Bu da çok küçük bir hata canım diyenler için resimi büyütüyorum: Arkadaşlarınızla keyif alarak ayrıldığınız bir mekandan eve döndüğünüzde çantada cüzdanı bulamadığınız o anı gözünüzün önüne getirin.. Çoktan eve gelinilmiş belki de çok yol katedinilmiş bile olunabilir bunca yolu geri dönüp mekanda cüzdanı aramak, yol üzerinde uğranılan yerleri ziyaret etmek ve sürekli en son nerede gördüm diye beyni yormak çok yorucu ve can sıkıcı olabilir. İşte bu durumda gelen aydınlanma eşliğinde bir daha bu kadar dikkatsiz olmayacağım hatta tekrar kaybetmemek için daha sıkı önlemler alacağım diyerek verilen sözler kısa vadeli olunursa can sıkıcı başka günler sizi bekliyor olacaktır.
Elbette ders çıkarıldığı sürece hata yapmak çok elzem bile olabilir çünkü yeni tecrübe ve kazanımlar hayatınızda başka pencereler açabilir. Albert Einstein’nın da çok katıldığım bir sözü var;
Hiç hata yapmamış bir insan, yeni bir şey denememiştir.
Diyelim ki hatayı yaptınız ve hatta hatanızı analiz edip yeni çözüm önerileri buldunuz ve belki de uzunca bir süre hatayı tekrarlamadınız. Peki dünya üzerinde tüm hataları yapacak ve yeni deneyimler kazanacak kadar vaktiniz ve sabrınız var mı?
Birleşmiş Milletler temsilciliği yapan, eşi ve amcasının ABD başkanlığı yapmasıyla kendini siyasette bulup onlar ile aynı fikri savunmayan, İnsan Hakları Bildirisi’ne katkıları olan Anne Eleanor Roosevelt hata yapmak üzerine sarf ettiği sözler nokta niteliğinde..
Başkalarının hayatından ders alın, insan bütün hataları kendi yapacak kadar uzun yaşamıyor.
Siz siz olun hatalarınızı yaptım ne olacak, bir daha olmaz nasıl olsa, hatasız kul olmaz gibi kalıplara sığdırmayın. Evet her hata sizin ayak iziniz, sizi oluşturan yapı taşlarından biri ama daha fazla tökezleyip düşmemek, üzülmemek ve yorulmamak adına oturup kendinizle bir konuşma yapın. Neyi niye yaptığınızı anlayın, alternatif sonuçlar ve çözümler üretin, hatayı başkasında aramayın, neyi farklı yapabilirdiniz düşünün, etrafınızda yaşananlara seyirci değil öğrenci olun. Bırakın da nasıl düştüğünüz değil, nasıl yerden kalktığınız konuşulsun.
Tutku DİNÇER
