İnsan, doğası gereği yardımlaşmaya, ihtiyaçları için talepte bulunmaya, el uzatmaya ve birlikteliğe yatkın bir canlı türüdür. Bir insan yattığı yerden kalkmadan başka birinden su veya yemek isteyip bunu elde edebilir fakat doğadaki hayvanların yerinden kalkmadan suya ve yemeğe ulaşması pek de mümkün değil. Hal böyle olunca istemek, talep etmek çok kolay ve normal bir süreç haline gelmiş insanlar için.
TDK’de evet “Öyledir anlamında kullanılan bir doğrulama veya onaylama sözü” olarak geçer. Hayır için ise iki farklı açıklama bulunmaktadır. İlki “‘Yok, öyle değil, olmaz’ anlamlarında onamama, inkâr bildiren bir söz”. Diğeri ise aslında çok farklı anlamda olan fakat yazımı aynı olan “İyilik, karşılık beklenmeden yapılan yardım.” anlamındaki hayırdır. Bu iki hayırın birbirinden ayrılması okunuştaki vurgu ile yapılmaktadır. Evetin karşıtı olan hayır söylenirken ilk heceye vurgu yapılır, iyilik yapmak anlamındaki hayır da ise ikince heceye vurgu yapılır.
Hayır kelimesinin etimolojisine bakarsak, Arapça kökenli olan iyilik etme anlamındaki hayır; 17. yüzyılda Osmanlıca’da yok, yo ifadesini daha kibar söyleyebilmek adına “Yok hayır” olarak topraklarımızda kullanılmaya başlanmış. Bu yok hayır ifadesi “cevabım olumlu değil ama hayırlısı” olarak kullanılmaktaymış. Bu kalıp zamanla dilimizde hayır kelimesini evetin karşıtı haline getirerek, bir şeyi ret etme, olumsuz cevap verme anlamına gelmeye başlamış.
Peki siz hayatınızda eveti mi daha çok kullanırsınız hayırı mı? Sizin için “hayır ” söylenilmesi yasaklı bir kelime midir? Sizce evet ile hayır diyebilmek eşit durumlar mıdır? Hayır diyememek hayatınızda problem yaratır mı? Her şeye evet denebilir mi?
Kültürümüzde yardımlaşmak, birini kırmamak, el uzatmak, yardım isteyeni geri çevirmemek önemli bir olgudur. Veren eli herkes öper, iyilik eden iyilik bulur, ne verirsen elinle o gider seninle, komşu komşunun külüne muhtaçtır atasözleri bu topraklarda doğmuş ve dillere pelesenk olmuş sözlerdir. Küçüklüğünden bu yana bu duygulara maruz kalmış bir kişinin hayır diyebilmesi bir hayli zor olabilir. Peki hayır diyememek size ne tür sorunlar doğurabilir?
Size ricada bulunan kişilere hayır ya da evet dediğinizde kendinizi nasıl hissediyorsunuz? İyi niyetinizin suistimal edildiğini düşünüyor musunuz? Eğer ki söylediğiniz evet size bir yük geliyorsa hayır diyememe hastalığına tutuldunuz demektir. Sizden bir şey yapmanız istendiğinde bunu farklı nedenlerden ötürü yapamayabilirsiniz. Örneğin bunun için gerekli bilgiye sahip olmayabilirsiniz ya da bunun çin vaktiniz olmayabilir veya en basit haliyle bunu yapmak istemiyor olabilirsiniz. Fakat bu soruya cevabınız hayır değil ise, o zaman kendinize haksızlık etmeye başlarsınız. Hayır diyememenin altında yatan bir takım sebepler vardır. Hayır dersem sevilmem, beceriksiz görünürüm, ret edersem ret edilirim, eskisi gibi saygı görmem, dışlanırım, ayıp etmiş olurum ve beklentileri karşılayamam kaygıları sizi hep evet demeye itiyor olabilir.
Bu durumun önüne geçmek için kendi sınırlarınızı, kendinize olan saygınızı iyi belirlemeniz gerekmektedir. Bundan sonraki adımda aslında hayır demenin kötü bir şey olmadığını ve söyleme tarzının neleri değiştirebileceğini anlamanız gerekmektedir. Sizden önceliğiniz olmayan ve vaktinizi alacak bir şey istendiğinde “Hayır bunu yapamam.” yerine, “Şu an yapmak için yeteri kadar vaktim yok, seni de bekletmek istemiyorum.” diyebilmek hem sizi hem de karşı tarafı daha mutlu edebilir.
Brezilyalı roman ve söz yazarı Paulo Coelho der ki:
Herkese evet derken dikkat edin, sakın her defasında kendinize hayır diyor olmayasınız?
İçsel mutluluk ve huzuru oluşturamadıkça, etrafınızdaki hiç kimseye gerçek anlamda bir fayda sağlayamazsınız. Kırılmasın, üzülmesin diye kabul edip, yaparken asla zevk almadığınız işlerde kırdığınız kişi kendinizden başkası değil. Unutmayın “Gönülsüz yenen aş ya karın ağrıtır ya baş.”. Siz önceliklerinizi, kapasitesinizi, değerlerinizi doğru tanımlayıp dile getirebildiğiniz sürece hayır dediğiniz kişiler sandığınız gibi size sırt çevirmeyecekler. Aksine verdiğiniz sözleri tutamamanız, eksik yapmanız insanlarda daha büyük hoşnutsuzluklara yol açacaktır.
Kendinize sorun istemeden kaç şeye evet dedim, hayır diyebilseydim ne olurdu, bundan sonra hayır diyebilmek için kendimi nasıl ifade etmeliyim? Bu sorulara vereceğiniz cevaplar, sizi hayır diyebilme yolcuğuna çıkmanızı sağlayacak. Nasıl yemek yemeyi, şarkı söylemeyi adım adım öğrendiyseniz, hayır diyebilmeyi de öğrenebilirsiniz. Önemli olan bunu ne kadar istediğiniz ve kendinize verdiğiniz değer. Şimdi sizi kendinizle baş başa bırakıyorum ve soruyorum “Evet mi, Hayır mı?”..
Tutku DİNÇER
