Öldürmeyen şey güçlendirir mi?

Bir hayat düşünün ki, Almanya’nın bir köyünde 1844’te gözlerinizi dünyaya açıyorsunuz. Siz daha hayatı keşfettiğiniz 5 yaşınızda papaz babanız toprağın altındaki derin uykusuna geçiyor ve art arda diğer erkek kardeşleriniz de babanızın izinden gidiyor. Anneniz ve kız kardeşleriniz ile hayatın her şeye rağmen devam ettiğini kabul edip yola koyuluyorsunuz. Fakat bu kayıplar elbette her hücrenizde izler bırakıyor, zihniniz hiç durmayan bir saat gibi çalışıyor her şeyi sorguluyor. Kendinizi Antik Yunan felsefesinde ve edebiyatın derinliklerinde bulup filoloji okumaya karar veriyorsunuz. 24 yaşında üniversiteye profesör oluyorsunuz ve dahi olarak nitelendiriliyorsunuz.

Bu süreçte yaşadığınız kronik baş ağrılarından, görme problemlerinden ve elbette mide ağrılarınızdan kimsenin haberi yok. Fakat durumunuz giderek kötüleşiyor ve siz hayatınızdaki en kötü kararmış gibi duran akademik hayatınızı sonlandırma kararını alıyorsunuz. Peki ne mi oluyor, koskoca yalnızlık ve ızdırap dolu sağlık koşullarınız sizi esir alıyor. Her şey daha kötüye gidiyor derken siz yalnızlığınızla eş olup onunla yanıyor, acınızı sayfalara döküyorsunuz. Yazdıkça sorguluyor, sorguladıkça felsefenin içinde adeta devleşiyorsunuz. Hatta kitabınızda “Tanrı öldü!” diyerek herkesi sizinle sorgulamaya davet ediyorsunuz. Bir kitabınızda aşağıdaki sözleri yazarak şarkılara, filmlere konu oluyor ve dünyada ölümsüz bir iz bırakıyorsunuz.

“Was mich nicht umbringt, macht mich stärker.” -Twilight of the Idols-

Beni öldürmeyen şey güçlendirir.. -Putların Alacakaranlığı adlı eserden-

Onca eseri kaleme aldıktan sonra ömrünüzün sonlarına yaklaşırken ruhsal ve fiziksel sağlığınız giderek kötüleşiyor ve ruhsal çöküşün ardından 56 yaşında dünyaya veda ediyorsunuz. Peki sahi siz kimsiniz?

Friedrich Wilhelm Nietzsche, bir çoğunuz yazının başında çoktan anladınız ama ben onu uzun uzun analım istedim. Yalnız bir dahi, kaybolmuş bir ruh ne derseniz deyin kendine ve hayata meydan okumasının öyküsünü bize aktarmış Nietzsche.

Sahiden bizi öldüremeyen şeyler güçlendirir mi? Psikoloji dünyası çoğunlukla Nietzsche ile aynı fikirde olamamış, bu çöküş ve travmaların insanları tamamen daha güçlü ya da iyileşmiş yapmayacağını, hatta kalıcı zararlar verebileceğini savunmuşlar. Acı, dert, keder, sıkıntı adı sizin için her ne ise hayatlarımızda kaçınılmaz olan ve elbet yolumuza cam kırıkları seren o duygular, anlar, yaşananlar.

Hayatın tuzu biberi denir ya hep, büyümeniz için almanız gereken dersler, dökmeniz gereken gözyaşları, tabi tutulduğunuz testler bunlar elbette değişmez ama bilirisiniz ki elbet bir çıkış yolu, yerden kalkmanın acı dolu hazzı, sizi devam etmeye her zaman zorlayacaktır. Yerden daha güçlü mü kalkarsanız yoksa daha kendinden emin ya da yara, bere içinde yorgun..

Şimdi her nerede, hangi sorgulanızın içindeyseniz, yolunuzu kaybetmiş ya da ruhunuzu ürküttüyseniz bu gecelerin bir sabahı olduğunu unutmayın, sizi öldürmeyen her şeyin yüzüne gülüp yolunuza devam edin, sevgiyle kalın.

Tutku Dinçer

Bir Cevap Yazın