Neyi bekliyorsunuz?

Son 3, 2, 1.. diye heyecanla geri sayım yaptığımız 2021’e gireli tam 45 gün oldu. 2020’nin sonunda yeni yılda şunu yapacağım, mutlaka bunu başarmış olacağım, yeni yıl hedeflerim bunlar dediğiniz günün üzerinden 45 gün geçti bile. Sahi ne oldu hedeflerinize çalışmalara başladınız mı? Ya da çok uzağa gitmeyelim son 1 hafta içinde bunu yapmam gerek dediğiniz bir işiniz, hedefiniz olduysa, bunun için ne gibi bir aksiyon aldınız?

TDK’ye göre “Ertelemek” sonraya bırakmak, tehir etmek, tecil etmek, talik etmek olarak tanımlanmış. Yani yapmayı planladığınız, arzu ettiğiniz bir eylemi hedeflediğiniz süreçte yapmamak ya da belli bir zaman kısıtı koymamakta diyebiliriz. Davranışın psikolojik olarak erteleme olup olmadığını ölçmek için kullanılan bir yöntem var o da: ertelediğinizi düşündüğünüz şey eğer size huzursuzluk, kaygı, rahatsızlık, üzüntü gibi duygular doğurmuyorsa bu erteleme değildir. Örneğin aldığınız bir kitabı 1 ay içinde bitirmek gibi bi hedefiniz varsa ve ay sonunda bitirmediğiniz için pişmanlık veya mutsuzluk duymuyorsanız bu ertelemek olmuyor. Tabi ki tamamlayamadığınız her işin, ulaşamadığınız her hedefin ardından çokta önemli değildi, sonra yaparım nasılsa diyerek kendinizi kandırmadığınız sürece.

Peki neden erteliyorsunuz? Ertelemek bir hastalık mıdır? Ertelemek sizi hedefsiz ve tembel biri mi yapar? Sizce ertelemekle başa çıkılabilir mi?

Maslow İhtiyaçlar Hiyerarşisi ya da Maslow Piramidi bir insanın yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan en temel ihtiyaçlardan başlayarak  kendini gerçekleştirmeye uzanan o yolu bize kademeli olarak sunar. Aç veya susuz birinin önceliği hiçbir zaman bitirmesi gereken proje ya da yeni yayımlanmış diziyi izlemek olmayacaktır. İşte ertelemek en temel haliyle burada hayat bulmaya başlıyor. Belki Maslow Piramidi’nin ilk basamağında sorun yaşamıyor ve ertelediğiniz işler temel ihtiyaçlarınız bazlı olmuyor fakat bu kez denkleme hazlar dahil olmaya başlıyor. Karnınız tok, kahveniz ya da çayınız elinizde, güvenli ve güzel evinizde oturup dizinizi izliyorsunuz. Aklınıza o an  yapmanız gereken bir iş geldi. Diziye devam etmek ile hareket geçmek arasında seçim yapmak zorundasınız veya harekete geçmeyi kabul edip bunun zamanı konusunda kendinize bir kısıt koyacaksınız. Tabii ki işin aciliyeti, rahatınızın bozulmasına değip değmeyeceği, sonunda elde edeceğiniz kazanç gibi etmenler kafanızda uçuşurken bir karar vermeniz gerekecek. Hazzı erteleyip kollarınızı sıvayacak mısınız, yoksa hazza teslim olup erteleme tuşuna basmaya devam mı edeceksiniz?

Erteleme davranışı zaman yönetimi yetersizliği, plansız yaşam, tembellik gibi etmenlere bağlı olmayıp doğrudan duygu yönetiminize bağlı olan seçim mekanizmasıdır. Bir işi ertelerken, kendinize sormanız gereken ilk soru: Peki neden erteliyorum, neyi bekliyorum? Bunun cevabı ertelemenin etmenlerinden olan mükemmeliyetçilik, başarısız olma korkusu, çalışma alışkanlıkları, yetiştirilme biçimi, sonuca dair inançsızlık, belirsizliğe tahammül edememe, beğenilmeme korkusu gibi nedenler olabilir. Buna cevabınızı verdikten sonra ertelemenin hangi aşamasında olduğunuza da bakmalısınız.

İlk aşama yapmak istememe duygusu, bu da aslında ilk soruya verdiğiniz cevapla ortaya çıkmış olacak. Ardırından gelen neler yapılacağına dair karar verememe adımı, aslında netleştirilmemiş, yol haritası çizilmemiş bir hedef uğruna boşa zaman harcamanıza yol açacaktır. Yola çıkmadan önce varacağınız noktayı ve yolları saptamak, yolda kaybolmanıza ya da karşılaştığınız engellerde pes etmenize engel olacaktır. Peki her şey tamam hedef belli, kararlar alındı iş planı hazır.. En önemli adım işi daha sonra yapmak üzere kendine sözler verme, bu adımı geçebilicek misiniz? Çünkü ertelemek tam olarak burada baş gösteriyor. Eğer bu adımda pes eder ve ertelerseniz ardından gelen acı ve son adım kendinize neden yapmadığınız ile ilgili türlü bahaneler üretmek ve kendinizi temize çıkarmaya çalışmaktır. Ne olmuş yani bugün dolabımı düzenlemediysem bu dizinin yayınlanmasını 6 aydır bekliyorum, sonra düzeltirim nasılsa. Tebrikler hazzı işe tercih ettiniz ve bahanenizi sunup kendinize de haklı çıkardınız. Bu tarz örnekler uzayıp kocaman bir liste oluyorsa siz de “Procrastination” olarak geçen ve “Erteleme Hastalığı” olarak Türkçe’ye çevrilen rahatsızlığa sahipsiniz demektir.

İspanyol ressam Pablo Picasso der ki:

Yapılmasını görmeden ölmek için, istediğin şeyi yarına bırakman yeter.

Kültürümüzde erteleme denince akla gelen çok kıymetli atasözümüzü de es geçmeyelim.

Bugünün işini yarına bırakma.

Tamam anladık erteliyoruz ama nasıl buna engel olabiliriz derseniz, bunun içinde birçok öneri mevcut. Öncelikle ertelediğiniz konular arasında önem sırası yapmalı, efor kazanç oranına karar verip bir harita oluşturmalısınız. Kendinize sorduğunuz “Ben niye erteliyorum?” sorusunun cevabı ise bir diğer çözüm yolu, eğer o soruya verdiğiniz cevap yeterliyse ve buna yönelik aksiyon alıyorsanız yola koyuldunuz demektir. Eğer konsantrasyonu çabuk dağılan, odaklanma problemi yaşayan biri iseniz mutlaka kendinize molalar yaratarak yolu eğlenceli kılacak adımlar ekleyebilirsiniz. En yaygın kullanılan yöntem ise elbette kendinizi ödüllendirmek, ister görevi tamamladığınızda isterseniz de belirlediğiniz adımlarda sizi motive eden, devam etmek için sizi kamçılayan küçük ödüllerle kendinizi şımartın. Ben son dakikada, baskı altında daha verimli işler yaparım diyorsanız stres ve kaygının sağlığınız üzerindeki etkilerini araştırmanızı öneririm.

Şimdi kalemi eline alma sırası sizde, neler listenizde bekliyor, neyi görmezden geliyor ya da ne bahanelerle kendinizi temize çıkarıyorsunuz? Neyi bekliyorsunuz? Sihir ve mucizelere inanmak tercihiniz ama bir perinin gelip işlerinizi sizin yerine yapması için hayal gücünden daha fazlasına ihtiyacınız olabilir. Her şey için geç olmadan, pişmanlık yakanıza yapışmadan hadi ne yapmanız gerekiyorsa koşun ona…

Tutku DİNÇER

“Neyi bekliyorsunuz?” üzerine 2 yorum

  1. Bu yazı, posta kutuma 9 saat evvel geldi ve ben erteleyip bunu okumayı akşama bıraktım. Fakat şimdi okurken farkettim ki “gerçekten de, böyle erteleyerek ömür geçmez” dedim. Belki de bu hayatta görüp görebileceğiniz en üşengeç insan olabilirim. Umarım bir gün gelir ve ben bu yorumuma yanıt olarak “artık ertelemeyi bıraktım” yazabilirim.

Berkay Ali için bir cevap yazınCevabı iptal et